Çocukluk Döneminde Kayıp ve Yas

Çocuk ve Yas

Çocuğa Ölüm ile İlgili Bilgi Vermek

Çocukluk Döneminde Kayıp ve Yas :

Ölüm genellikle ailelerin çocuklarına açıklamakta zorlandıkları, mümkün olduğunca çocuklardan uzak tuttukları bir kavramdır. Çoğunlukla ya yakınlardan birinin kaybı ile ya da çocuğun ölüm kavramını anlamlandırmaya çalışma çabalarıyla sorduğu sorular bu konuyu ailenin gündemine getirir. Çocukların ölümü anlama ve anlamlandırmaları onların bilişsel gelişim düzeylerine bağlıdır.

Farklı Yaşlara Göre Yas Tepkileri:
0- 6 yaş: İki yaşından küçük çocukların ölüm ile ilgili kavramları anlayabilmeleri mümkün değildir. 2-2,5 yaş arasındakilerin ise ölümle ilgili fikirleri belirsizdir. Çocuklar ancak okul çağından itibaren ölümü yetişkinler gibi anlamlandırabilmeye başlarlar.
Bu yaştaki çocuklar ölümün bir son olduğunu, tüm yaşamsal işlevlerin sona erdiğini anlamazlar. Somut düzeyde düşünebildikleri için soyut açıklamalar yapılması çocuğu daha çok kaygılandırabilir ve aklını karıştırabilir. uyuyor ya da uzağa gitti gibi açıklamalar ise hem ölümün geri dönüşü olmadığını anlamalarına engel olur hem de uyku sorunları ve diğer kaygılara sebep olabilir.

6-10 yaş: Ölümün geri dönülmez olduğunu anlamaya başlarlar. ölümün evrensel herkes için geçerli br durum olduğunu anlamaları 7 yaş civarında gerçekleşir.
10yaş -ergenlik sonu: Artık soyut kavramları anlayabilmektedirler ve kendi başlarına da gelebileceğini kavrarlar.

Çocukluk Döneminde Kayıp ve Yas

Kayba Verilen Tepkiler: Bir kayıp karşısında verdikleri tepkiler aşırı tepkisizlikten; ağlama, bağırma, haberi verene vurma gibi çok daha yoğun tepkileri de içeren bir yelpazedir.
Çocuğun kayıp karşısında tepkisiz kalması ya da sanki hiçbirşey olmamış gibi (örneğin tv izlemek istediğini söylemesi) davranması normaldir. Aslında, bu durum çocuğun duyduğu haberi anlamlandırması, sindirmesi için zamana ihtiyaç duyuyor olmasından kaynaklanabilir. çocuğu bir tepki vermeye zorlamak yerine; ne tepki veriyorsa o tepkiyi onayladığınızı anladığınızı ve kabul ettiğinizi ifade etmeniz çocuğa daha çok yardımcı olur. Bazen haberi aldıktan birkaç gün sonra ortaya çıkan ikincil tepkiler görülür bunlar da normal tepkilerdir. Bu tepkiler kaygı, korku, uyku bozuklukları, içine kapanma, suçluluk, gerileme (yaşından küçükmüş gibi davranma), olanlarla ilgili tekrarlayan oyunlar oynama, üzüntü olabilir.

Çocukluk Döneminde Kayıp ve Yas

Çocuğa Kayıp Haberini Verme:
Burada en önemli konu çocuğa haberin çok ertelenmeden erilmesi ve mümkün olduğunca ölümün gerçek nedenini de anlatılmasıdır. Gerçek nedeni anlatılırken tabii ki çok detaylandırmak gerekmez. Bilgiyi küçük dozlar halinde  verebilirsiniz.  Sorduğu kadarına yanıt vermek en uygun yaklaşımdır.  Haberi sessiz sakin ve çocuğun kendini güvende hissedeceği bir yerde ve haberi verenin de güvendiği bir kişi olması önemlidir. Haberi vermeden önce çocuğun hazırlanması önemlidir sana üzücü bir haber vereceğim gibi.  Ölüm kelimesinden genellikle kaçınılsa da doğrusu haberi verirken mutlaka bu kelimeyi kullanmak, yumuşatmak adına bazı mecazları kullanmamak önemlidir ve çocuğun uyumunu kolaylaştırır.  Örneğin göçtü, ebedi uykuya yattı gibi sözler çocuğun anlamasını zorlaştırır.  Haberi veren kişi haberi verdikten sonra çocukla oturmalı ve soru sormasına izin vermelidir. Çocuklar çoğunlukla kendilerini dünyanın merkezi olarak algıladıkları için ölümden kendilerini sorumlu tutma eğilimindedirler. Çocuğa yaptıkları, söyledikleri ya da düşündükleri hiçbirşeyin buna sebep olmayacağını kayıptan onun sorumlu olmadığını vurgulamak önemlidir.

Kayıp ve Yas Yaşayan Çocuklara Nasıl Yardım Edilir ?
uyudu, uzağa gitti gibi açıklamalar yapmayarak
-dini açıklamalardan mümkün olduğunca uzak durarak (herkes kendi inancı doğrultusunda yaşar ölümle ilgili ritüelleri çocuklar da buna dahil edilebilinir. ancak ölüm zaten soyut ve anlaması zor bir kavramken ölümle ilişkili dini ifadeler daha çok kaygı ve korku yaşamasına neden olabilir.)
-olup bitenleri doğru bir şekilde anlatarak (tabii ki can acıtıcı, korkutucu taraflarını anlatmak uygun değildir. Tam tersine anlattığımız konudan bunları elemek gereklidir.
-Çocuğun günlük rutinleri aynen devam etmeli, hayatında taşınmak okul değiştirmek gibi başka büyük değişiklikler yapılmamalıdır (özellikle ebeveyn kaybında)
-Ebeveynlerden birinin kaybı söz konusuysa diğer ebeveynin onun yanında olacağına dair güvence vermesi önemlidir.
-Kaybettiği kişiyi düşünme ve hatırlama ihityacı olabilir. istediklerinde birlikte resimlere bakarak birlikte geçirilen zamanlarla ilgili anılar paylaşılabilinir. Böylece çocuk ölen kişiyle ilgili olumlu anılarını canlı tutabilir.
-Yetişkinin kendi duygu ve düşüncelerini saklamak yerine ifade etmesi çocuğun da duygu ve düşüncelerini anlamasına ve anlamlandırmasına yardımcı olur.
-O kişi veya kayıpla ilgili aynı soruları tekrar tekrar sorabilir bu sorulara mutlaka ve tutarlılık içinde cevap verilmelidir. ayrıca çocuğun bu konuda sık sık resim yapma ve olayı oyunlarında canlndırma isteği olabilir. Bu, kaybı kabullenmesi ve anlamlandırması için gerekli ve normal bir süreçtir.

-Siz de duygunuzu onun yanında yaşayın üzüntünüzü ondan gizlemeye çalışmayın.

-Kendi duygunuzla başa çıkamadığınız için ya da ne diyeceğinizi bilmediğiniz için çocukla aranıza mesafe koymayın.  bazen sadece sarılmak bile iyi gelebilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s